Kayıtlar

2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BİZ DE BAŞARABİLİRİZ (Murat ERGUN)

Resim
Bugün bir “kişisel gelişim” kitabıyla birlikteyiz. Ancak “Biz de Başarabiliriz” adlı kitabın diğerlerinden bir farkı ve önceliği var. “Türkiye’nin ilk kişisel gelişim kitabı”.

ZAMANSIZ (Kaya ULUSAY)

Resim
Son zamanlarda etrafımdaki pek çok kişi “zamansız”lıktan, günün nasıl bittiğini anlamadığından yakınıyor. Kendine vakit ayıramadığından, bir koşuşturmanın içinde kaybolup gittiğinden... İmkân verilse hemen hepsi etrafındaki fazlalıklardan kurtulup bambaşka ve daha sade bir hayata kapı aralamak istiyor. Belki de kendini bulabilmek, içindeki asıl “ben”i ortaya çıkarabilmek için.

ENERJİLER (John G. Bennett)

Resim
Bugün için seçtiğim kitabın adı “Enerjiler”. Tam adı, “Maddesel, Hayatsal, Kozmik Enerjiler”. Kitabı çok önceden almıştım. Başarısız bir okuma girişiminin ardından yarım kalan bir kitaptı. İnsanın ve evrenin enerjiden ibaret olduğu, yaşamın bu enerjilerin değişim ve dönüşümüyle gerçekleştiğinden bahsediliyor kitapta. Sakin bir kafayla okunması gerek. Yoksa tüm anlatılanları birbirine karıştırmanız olası. İlk okumamda bu kafa karışıklığından ötürü “Aman boş ver, sırası değilmiş” deyip bir kenara bırakmıştım.


Gelelim ikinci okumaya. Aradan iki üç yıl geçmiştir herhalde. Bu sefer kitabı sadeceişaretlemekle kalmayıp notlar aldım, şemalar çizdim. Elime başka kitap almadan yalnızca “Enerjiler”e odaklanarak bu sefer kitabı tamamlamayı başardım. Mutlu son. İyi ki okumuşum, anlamak için iyi ki çaba sarf etmişim. Biraz zorlandım ama olsun.

Günlük hayatın koşuşturmasındaki yorgunluklar, kafa karışıklıkları, zamanı yetiştirememe kaygısı hep enerjimizi yanlış kullanmaktan meydana geliyormuş aslında.…

ENGEREĞİN GÖZÜ (Zülfü LİVANELİ)

Resim
Uzun zamandır Zülfü Livaneli’nin roman tarzındaki eserlerinden birini okumayı düşünüyor; fakat bir türlü cesaret edemiyordum. Neden mi? ZülfüLivaneli denemelerini ve köşe yazılarını çoğu zaman beğeniyle okuyorum. Bu da romanları konusunda bende yüksek bir beklenti oluşturdu doğal olarak. Ancak kendisinin "Huzursuzluk", "Konstantiniyye Oteli" ve "Kardeşimin Hikâyesi" adlı romanlarını okuyan arkadaşlarımdan genellikle iki türlü yorum duyuyordum. Ya “çok güzel”, “muhteşem” ya da “beğenmedim”, “hayal kırıklığı”. Sonra bir yerden başlamam lazım dedim kendi kendime. Bu sözün zihnimde dolandığı günlerden birinde karşıma “Engereğin Gözü” adlı kitap çıktı. Daha önce kimseden bu ismi duymamıştım. Dolayısıyla herhangi bir yorum, fikir yürütmeyle de karşılaşmamıştım. Zamanıdır diyerek kitabı elime aldım ve benim için doğru zamanda doğru seçim gerçekleşmiş oldu.

OKUL BİR TÜRKÜDÜR (Mehmet GÜLER)

Resim
Bugün için seçtiğim kitap Mehmet Güler’e ait “Okul Bir Türküdür”. 1980 basımlı bir çocuk kitabı. Çocuklar iyiyle, güzelle yoğrulmalı dünyaya sevgi dolu gözlerle bakmalı diyoruz. Çocuklarımızı iyi yetiştirelim ne de olsa onlar geleceğin büyükleri diyoruz. Diyoruz da bu konuda ne kadar başarılıyız acaba?!

İSTANBUL'DAN SAYFALAR (İlber ORTAYLI)

Resim
Bugün yine bir İlber Ortaylı kitabıyla birlikteyiz. “İstanbul’dan Sayfalar”. Adından da anlaşılacağı gibi yedi tepe, iki kıta üzerine kurulu İSTANBUL’u geziyoruz bu kitapta. Belki de bu kitapla demeliyim; çünkü okudukça merak ediyorsunuz. Kitabı elinize alıp İstanbul’u sokak sokak dolaşmak geliyor içinizden.

GÖZLERİNDE MAVİ KUŞLAR (Dinçer SEZGİN)

Resim
Öykü okumayı severim. Öyküleri çoğu zaman daha samimi, daha sıcak bulduğum için belki de. Sanki her gün karşılaştığım insanlardır sözü edilen. Topluma ayna tutan yazın türlerinden biri de öykü değil midir zaten.

DELİ KURT (Hüseyin Nihal ATSIZ)

Resim
1403 yılının sonları. Çakır ağa kağnıdaki sultan hanımla birlikte tedirgin biçimde yol alıyor.


“Bu genç atlının bir eşkıya saldırışından çekinmediği belliydi. Böyle bir kış gününde bu yörelerde eşkıya dolaşmazdı. Onun daha büyük bir tehlikeden endişe ettiği anlaşılıyordu. Bu sonsuz yollarda, gecenin bu vaktinde, kağnıdaki kadınla tek başına giden atlının, karşısına çıkacak veya ardından yetişecek olanlar kaç kişi olursa olsun, onlarla bir ölüm dirim çarpışmasına girmekten çekinmeyeceği de belliydi. Kendisini değil, kağnıdaki kadını düşünüyordu.”


Yolcular köye Çakır’ın sütanası Satı Kadı’nın evine geliyorlar. Bir Türkmen kadını olan Satı Kadın kırk beş yaşında. İki yaşındaki oğlu Evren’le yaşıyor. Büyük oğlu Niğbolu, kocası Ankara Savaşı’nda şehit olmuş. İki kızını ise evlendirip gurbete göndermiş.

* * * * * “Çakır’ın, gizlice sütanasının evine getirdiği genç kadın, bir tehlikeyi önlemek için böyle saklanıyordu: Amasya Beği Şadgeldi Paşa’nın küçük yeğeni olan Balâ Hatun, Yıldırım Bayazıd’…

KAYIP TABLO (Jonathan HARR)

Resim
2001 yılındayız. 91 yaşındaki bir İngiliz koleksiyoner, açık hava müzesi Roma’da ne arıyordu? Ünlü ressam Caravaggio ile ne gibi bir bağlantısı olabilirdi?
Kitabın ilk bölümü: “İngiliz”

BAŞYAPITLARIN GİZEMLİ DÜNYASI (Madeleine HOURS)

Resim
Bir tabloya baktığınızda ne görürsünüz? Renkler, figürler, çizgiler… Peki  resmin görünmeyen yüzü ya da arka planında neler olabilir diye hiç düşündünüz mü?

BÜYÜK KOMPOZİTÖRLER

Resim
Müzik dinlemeyi sever misiniz? Peki ya klasik müzik tercihleriniz arasında yer alır mı?

Bugün klasik müzik bestecilerinin yaşamlarına göz atacağız.

ZEN ZİHNİ BAŞLANGIÇ ZİHNİDİR (Shunryu SUZUKİ)

Resim
“Bu kitap, büyük Zen Ustası Shunryu Suzuki’nin California’daki küçük bir Zen grubuna verdiği bir dizi konuşmadan derlenerek hazırlanmıştır. Suzuki, Zen burada ve bu andadır demektedir.”
Bugün rüzgâr Uzakdoğu tarafından esiyor. İsmi her ne kadar bizim kültürümüze uzak düşse de – Zen Zihni Başlangıç Zihnidir – anlatılanlar hiç de yabancı değil aslında. Eğer varsa önyargılarımızı bir kenara bırakalım ve kitabın satırları arasındaki gezintimize başlayalım.

körlük kitabının hatırlattığı film ve kitaplar

Resim
Bir önceki yazımda José Saramago’nun “Körlük” adlı edebi yapıtından söz etmiştim. Bugün de farklı bir sanat dalıyla yazıma devam ediyorum: Sinema.

KÖRLÜK (Jose SARAMAGO)

Resim
Portekizli yazar José Saramago’dan gördüklerimiz; görmediklerimiz ya da göremediklerimiz; belki de görmek istemediklerimiz hakkında ilginç bir roman: “Körlük”

KESİŞEN YAZGILAR ŞATOSU (Italo CALVİNO)

Resim
“İnsanın yazgısı sadece kendi elinde midir? Eşinin, dostunun hatta hayatına değip geçenlerin bu yazgıda yeri nedir” diye hiç düşündünüz mü?
Öykü türünde yazılmış, insanın hayat öyküsünü, yazgısını, tarot kartları aracılığıyla anlatan bir kitap, Italo Calvino’nun “Kesişen Yazgılar Şatosu”. 

BENİ ASLA BIRAKMA (Kazuo ISHIGURO)

Resim
Yılbaşı yaklaşırken bir öğretmen arkadaşla çıktığımız alışverişin getirilerinden birisi de Kazuo Ishiguro adlı yazarın “Beni Asla Bırakma” adlı kitabı oldu benim için. Yazarın ismini daha önce duymuş bu kitabı da dâhil olmak üzere farklı kitaplarına da internette rastlamıştım. Bunda herhalde geçen yıl Nobel Ödülü almasının da etkisi vardır, diye düşünüyorum.
Gittiğimiz kitabevinde karşımda kitabı görüverince zamanı gelmiştir diyerek kaçınılmaz buluşmayı gerçekleştirdim. Kaçınılmaz diyorum; çünkü Ishiguro’nun bir kitabını okumak istiyordum. Neden mi?



SEVGİDEN ÖTE SÜREKLİ ÖLÜM (Gabriel Garcia MARQUEZ)

Resim
Bir Gabriel Garcia Marquez, nam-ı diğer “Gabo”, kitabı: Sevgiden Öte Sürekli Ölüm. Nereden başlasam, nasıl anlatsam bilemiyorum. Yazmaya devam ettiğim müddetçe muhtemelen devamı gelecek, kitap kendini size anlatacak diye umuyorum.

GÖRÜNÜYORUM O HALDE VARIM (Tayfun ATAY)

Resim
Eskiden, “okuduğumuz”, “anladığımız”, düşündüğümüz” kadar vardık; günümüzde ise “göründüğümüz” kadar varız. Ne de olsa çağ “hız çağı”. Durmaya, düşünmeye, okumaya vakit yok.

Tayfun Atay’ın “Görünüyorum O Halde Varım” adlı kitabını Can Yayınları’nın sosyal medya hesaplarında görmüştüm. Başlığı oldukça çarpıcı bulmuş, alt başlıktaki “Meşhuriyet Çağı” ifadesine de takılmıştım. Hakikaten de bir meşhuriyet çağındayız. Neredeyse hemen herkes “meşhur”. Herkesin meşhur olduğu bir dünyada kim “gerçekten meşhur” tartışılır ya, konumuz bu değil.

DİL VE KÜLTÜR (Suat Yakup BAYDUR)

Resim
Konuştuğumuz, anlaştığımız, bilgiyi aktardığımız, güzellikleri paylaştığımız “dil”imiz. Doç. Dr. Suat Yakup Baydur da “Dil ve Kültür” adlı kitabında dilin yapıtaşı sözcüklerden ve dilin bir kültür taşıyıcısı oluşundan söz ediyor.

İYİLİK GARİP KALMASIN (Huriye KARNAP)

Resim
Hep “iyi” bizizdir, “kötü” başkaları; “doğru”yu biz biliriz de “yanlış” başkalarınındır. “Bir şeyler”i düzeltmeye, güzelleştirmeye, iyileştirmeye çalışırız da iş “kendimiz”e gelince “Ben iyiyim, onlar düşünsün” der geçeriz. Egomuz hep “En iyi sensin” diye fısıldar.
“Toplumda herkes iyi (!) olunca, kimse dönüp kendine bakmayınca iyilik garip kalır tabi.” diyenlerdenseniz…